kitap kokusu

kitap eleştisi; uyandığında

Merhaba,

Üye olduğum kitap sitelerinin birinde gördüğüm tavsiye üzerine aldığım bomba bir kitapla karşınızdayım;

Kitabın adı: Uyandığında , Yazar: Hillary Jordan 

Yayınevi: YKY, sayfa Sayısı: 312

 

Uyandığında

Kapak resminde kırmızı bir kadın görüyorsunuz. Şu anda sanatsal bir çalışma olmanın ötesinde pek anlam uyandırmayabilir. Ama kitabın geçtiği dünyada “kırmızı” olmak demek, cinayet işlemiş olmak demek! Her suçun bir rengi var ve kürtaj da bir cinayet sayıldığı ve yasak olduğu için bedeli kırmızı!

Bu kitabı çok çok beğendim..

Beğeni kriterimin temel noktasının “düşündürmek” olduğu bilgisini cebimize koyarak kitaptan söz edecek olursak eğer; teokrasi ile yönetilen / din kanunlarının hüküm sürdüğü bir Amerika da geçiyor hikaye. Baş karakter kürtaj yaptırmak zorunda kalan bir dini bütün kadın. Tahmin edileceği üzere kürtaj da yasak. Buraya kadar her şey günümüz için de gayet olası. Asıl ütopik olan suçluların suç kategorilerine göre renklendirilmesi. Yani artık suçlular hapishanelerde değil vücutlarına ilaç enjekte edilip, renklendirilerek toplum içinde / toplumdan dışlanarak cezalandırılıyorlar. Düşündürücü olan kısım da burada zaten; işlemin insan haklarına aykırı olması ile çocuk tecavüzcülerinin mesela mavi renkli halleriyle artık çocuklara zarar veremeyecek olmaları arasında gidip geliyor insanin zihni.

 
İnsan hakları?

İnsan haklarına aykırı gibi çünkü işlediğiniz bir suçun bedelinin damgalanmak olması biraz tartışmaya açık bir konu. Günümüz toplumu geldiği uygarlık seviyesinde işlenen suçun cezasını en medeni şekliyle hapishanede çekmeyi uygun bulmuş. Tarihte çok başka yöntemler kullanılmış olabilir; ölümle cezalandırma, taşlama/recm ya da kısasa kısas denilen yapılan şeyin bedelinin bedenle ödenmesi veya giyotin. Okurken bile insanı huzursuz eden metotlara karşılık hapishane hayatı kulağa gayet insani geliyor. Gelgelelim bunların mağdur ettiği insanlara sorsanız “ne ceza çekmelerini isterdiniz” diye eminim çok daha kötü şeyler söyleyenler de olurdu.

 
Uyandığında aslında bir ütopyadan bahsediyor,

1984 vb kitapları sevenlerin hoşuna gidecek bir kurgusu var. Amerika`nın teokrasi ile yönetiliyor olması bile bir ütopya aslına bakarsanız. Teokrasi meselesinde dikkatimi çeken bir diğer şey de dini kurallara göre yönetilen Hristiyan ülkesi tasvirinin bizim gibi teokratik ülkelerin kıyısında/komşuluğunda yaşayanlara hiç yabancılık çektirmemesi. Yani bir İslam cumhuriyetinden pek de bir farkı yoktu anlatılanların ve önemli olanın “hangi din” olduğu değil de “hangi yönetim biçimi” olduğunu düşündürdü bana.

Ana karakterden bahsedecek olursam eğer; kürtaj yaptırdığı bir şekilde tespit edilen ve itirafçı olmadığı için 16 yıl kırmızı olma cezasına çarptırılan bir genç kız. Bu süreç, yaşadıkları, renklendirilmesi ve sonrasında terapi görüp tövbekar olması için dini vakıfların ona yaptırdığı mental yolculuğu izliyoruz kitap boyunca; dini bütün bir genç kızdan belli farkındalıkları olan zihni açık bir kadına dönüşüyor. Gayet heyecanlı ve akıcı hikaye de cabası.

Uyandığında `daki fikir çok iyi, konu çok ilgi çekici. Kitabın sonlarına doğru kurgu da biraz yavaşlama oluyor. Yani okura aktarımda bir sıkıntı var bazı bölümlerde ama aksiyon anlamında değil sadece oralar daha acele yazılmış gibi. gene de bir kitabın bu kadar düşündürücü olması benim için çok başarılı kitaplar listesine girmesi için yeterli.

Velhasıl düşünmek isteyen, değişik kitaplar arayan okurlara tavsiye ederim.

İyi okumalar..

 

daha fazla ütopik okuma için;

  • Gene ütopik bir dünyada suçluların iradesine müdahale edilmesi üzerine bir kurgusu olan Otomatik Portakal burada

*Resim Nadezhda Diskant tarafından Pexels e yüklendi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir