yaşam

oyun eleştirisi; Ben Berlin.

Tek kişilik bir oyun “Ben Berlin”. Tek kişilik oyunları izleyene de oynayana da zor bulduğumdan bahsetmiştim daha önce. Ama güzel bir seyirlik izledik sahnede. Sahne demişken ona da değineceğim biraz sonra 🙂 Kız grubumla izlemiştim ve oyun çıkışı uzun süre hakkında konuştuk. Aforizmaları, dansları, vermek istediği mesaj..

Bilet almak için link burada.

önce künyesine bakalım;

Oyun Tiyatro Salt ‘ın bir oyunu. Bir iş hanında bulunan kendi yeni nesil black box sahnelerinde sergilediler. Oyunun yazarı, yönetmeni ve hatta oyuncusu aynı kişi; Bahadır Yüksekşan. Tiyatro olarak alternatif projelerle sahne alıyorlar genelde. Cesur bir duruşları var. Instagram hesapları da burada.

Ne anlatıyor Ben Berlin?

Oyun öncesi hakkında bir yazı bulamadığım ama bilet satış sitelerine yükledikleri güzel afişleri sayesinde ilgimizi çeken bir oyun oldu. Konu zaten merak uyandırıcı; striptiz kulüplerinde dans eden bir erkeğin hayat yolculuğunu anlatıyor. Men`s clublarda sahnelenen şovlar gibi bir dans izler miyiz merak etmedim desem yalan olur 🙂 Seyircinin salona alınması ile sahnenin ortasında bir demir kafes karşılıyor bizleri. Kafesin içinde de erotik dans şovu ve ona destek atan ışık oyunlarıyla oyuncu.

Burada sahneden özellikle bahsetmek gerekecek. Tiyatro seyircisinin aşina olduğu, seyircinin dördüncü duvarı oluşturduğu bir sahne düzeni yoktu. Tüm mekanı ortadan ikiye bölmüşler ve seyirciler sağ ve sol kanatta simetrik bir şekilde yüz yüze oturuyor. Ve tam ortada da sahne! Yani sağ taraftaki seyirci ile sol taraftaki seyirci yüz yüze evet ama sahne ortamızda kalıyor 🙂 Oyuncunun arkasında ise dekor yerine karşımızdaki seyirciler var 😉 Bu bağlamda Ben Berlin izlediğim oyunlar arasında en değişik sahne düzenine sahip olanlardan biriydi diyebilirim.

bundan sonrası “Ben Berlin” spoiler!

Çok sempatik bir karakter var karşımızda. Kafası karışık, kendini arayan. Yusuf var bir de, Berlin `in çocukluğu. Mazlum bir çocuk; fakir, mahcup. Almanya `ya evlatlık verilen Yusuf `un, Berlin olma macerası aslında bize anlatılan. Çocukluğundan bugüne nasıl bir yaşamı olduğunu anlatıyor Berlin.

Dansla tanışması, striptiz kulüplerinde sahne alması, neden ve nasıl Berlin olduğu..

Bir eleştirim de oyuncunun fiziğine olacaktı; bir striptiz dansçısı fiziğine sahip olması algısıyla oturmuştuk yerlerimize. Oysaki repliklere yedirilen profesyonel olmayan dansçı imajı ile o fizik beklentisini de dans beklentisini de bertaraf etti oyun.

Sahne düzeninden bahsetmiştim; tam ortamızda Berlin. Sağ taraf diyor Almanya olsun ve sol taraf da Türkiye. O sembolik bölünme çok hoşuma gitti benim. Oyuncunun geldiği tarafa göre şekil alan replikler hatta ve hatta bahsettiği kişiler.

Evet striptizci bir tuzak kelimeydi. Sex sells hesabı 🙂 Gördüğümüz şey bir dansçı değil; kendini arayan hatta bu yolculukta nerede duracağını bilmeyen bir adamdı. En zoru diyor Berlin, “içe soyunmak”. Çok güzel replikler yazılmıştı. Kendini arama yolunda bir adamın kuracağı cümleler, hafif bir alaya alarak geçmişi yad etmek ve Ben Berlin `in delici, renkli gözleri. Oyuncunun seyirciyle göz teması kurarak dans ettiği sahneler de ayrıca etkileyiciydi.

sonuç olarak;

Yenilikçi tiyatro izleyicisinin seveceği bir oyun Ben Berlin. Gerek süresi, gerek oyunculuk performansı, gerek bilet fiyatları gerek lokasyon anlamında. Mayıs ayında bu akşam da dahil 4 temsilleri var. Değişik oyunlar arayan seyirciye tavsiyemdir 🙂

*

*Başka tek kişilik oyun var mı diyenler için canım “Oyuk” burada,

*Oyun eleştirisine doymadım diyenler için de “Hayvan Çiftliği” burada.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.