gebelik

bebek haberi :) ve mutlu panda olamayanlar

mostar manzaralı 🙂

merhaba,
başlıktan da fotoğraftan da anlayacağınız üzere sizlere vereceğim bir bebek haberim var 🙂 şu an gülümseyerek veriyorum bu haberi ama bu hale gelmem biraz zaman aldı. ne kadar zaman aldı derseniz önümüzdeki hafta 6 aylık hamile olacağım. evet biraz uzun olabilir ama o kadınlardan olamadım. hani şu sidikli testi pozitif görür görmez bilgisayarın başına koşup doğmamış çocuğuna güzelleme yazan kadınlardan 🙂

çünkü ben testte pozitif anlamına gelen sonucu görünce ilk hissettiğim şey korku oldu. bu yazıyı da işte o kadınlar için yazıyorum; gebelik haberini aldığında mutlu panda olamayan, içindeki korku ve kaygıların daha baskın olduğu, pek çok endişe eşliğinde sürece adapte olan kadınlar için; eyyy kadınlaar “yalnız değilsiniz”.  =)

az çok bilirsiniz insanları yargılamamak için büyük çaba sarf ediyorum. hamilelik haberini bu şekilde karşıladığım için de biraz olumsuz yoruma maruz kaldım çevrem tarafından ama aldırmadım çünkü içim bu şekilde kaygı duyuyorken insanların beni eleştirmemeleri için sevinçten çıldıran annelerdenmişim gibi davranamazdım. (bir dipnot bırakalım ama buraya çocuk sahibi olmak isteyen bunun için mücadele eden belki tedavi gören ve benzeri anneleri bu mutlu panda anneler içine sokmayalım çünkü onlar daha çok vuslata eren anneler kategorisine girerler, istedikleri kadar da sevinirler kardeşim kavuşma anı geliyor. onlar bu yazımızın konusu değiller diyelim ve isteyen herkese nasip olmasını dileyelim. nokta.)

şimdi yazıyorum ki bir gün bir yerde bir anne adayı içindeki korkularla internet başında arama yaparken bu yazıya denk gelip yalnız olmadığını bilsin diye 🙂 bu yazı tamamen senin için dostum.

haberi aldığımdan bu yana sürekli düşünüyorum, nasıl yaparız diye çünkü büyük sorumluluk bir kişilik bir karakter var edebilmek. yani beslenme, barınma, eğitim meseleleri de başka bir sorumluluk ama düşünsenize bu yaptığınız eylemle bu dünyada yaşayacak, başkalarına dokunacak, insanlara faydası ya da zararı olacak bir insan dünyaya getirip onun demin saydıklarımdan olumsuz olanları barındırmaması için önce belki de kendinizi eğitip düzeltmeniz gerekecek. anneler ve babalar “bu kadar düşünme bunları” diyerek konuya bakış açılarını belli ediyorlar. bazı bir takım arkadaşlar “oh oh paşa/prenses geliyor” noktasında kalakalmış oluyorlar. (hayır kimsin/kimim ki şehzadeler havada uçuşuyor) o da beni utandıran bir yorum mesela, insanın kendini bu kadar önemsemesi karşısında sadece utanç duyuyorum ne yazık ki. bu da başka bir yazımızın konusu olsun bak.

elbet bir gün her şey düzeliyor, su akıyor yolunu buluyor. peki süreç nasıl normale dönüyor?

ilk trimester denilen üçüncü ayı geçtikten sonra hormonlarınıza daha çok alışıyor ve bi tık daha normal düşünebiliyorsunuz. artık hamilelik fikri de bebek fikri de daha kabul edilebilir dahası baş edilebilir geliyor.

şahsen ilk üç ay beni çok zorladı yani psikolojik olarak. öyle belirgin bir şikayetim veya sağlık sorunum olmamasına karşın psikolojik olarak müthiş kaygılıydım. bu psikoloji içinde hamile olduğunu bildiklerime soruyordum “kafam böyle mi olacak?” diye, bir arkadaşım “Aysun ilk üç ay ben, ben değildim” demişti, gene çok samimi bir arkadaşım da ilk üç ayını “amansız bir hastalığa yakalanmış gibiydim” diyerek anlatıyor 🙂 velhasıl korkmayın tatlı gebeler. planlı, programlı, isteyerek hamile kalmayanların pek çoğu sizinle aynı psikolojide oluyor. bunu hem hormonların tavan yapması, hem çok temel bir değişikliğe bedenen ve ruhen hazırlanma süreci varsa bir de bulantı vb sağlık sıkıntıları hepsinin birleşip omuzlara binişi gibi düşünün. bir müddet sonra hepsi geçiyor ve kafa olarak da hamileliği benimsiyorsunuz. mutlu panda olan anne adaylarına da buradan sevgilerimi gönderiyorum 🙂

artık psikolojik olarak kabul etmiş ve benimsemiş bir gebe olarak sizinle bir iki yazı daha paylaşmayı düşünüyorum lakin benden minnoş anne yazıları beklemeyin çıkmaz ama internette bol miktarda gebelik ve doğum süreçleriyle alakalı blog var, eğer rehber gibi isterseniz bir yazıda da bu bloglardan bahsederim.

sevgiler benden efendim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir