kitap kokusu

kitap eleştirisi; Ermiş

Herkese merhaba, Ermiş ile geldim bu sefer. Bu aralar kitap yorumlarından çok bahseder olduk, kişinin fikri neyse zikri o olurmuş derler ya, o kadar çok kitap geçti ki elimden sizlerle de paylaşmak istiyorum.

ganj yayınevi ermiş

 

 

 

 

 

 

 

55 sayfalık dev kitap,

Gene işyerinde eve dönüş yolculuğum için kitapsız kalınca bir arkadaşımdan çalmıştım buncağızı. “Hepi topu 55 sayfa, onun da yarısı boş” dedim elime alınca. O nasıl bir 55 sayfa olmak?! Nasıl derin ifadeler! O nasıl bir şiirsel dil! Genelde çok hızlı okurum kitapları, önce bu şiirsel dil sebebiyle hızlı okumama izin vermedi sonra da “az-öz” felsefesiyle. Az cümleyle bu kadar çok nasıl anlatılırın bir numaralı örneği benim için. Minimal kitaplara örnek arıyoruz ya işte bu! Azıcık sayfa, azıcık söz ama dünyanın manası elinde. Keşke gerçek hayattaki sohbetlerimde de şu tınıyı yakalayabilsem, azıcık konuşup da çok anlasam çok anlatsam.

O kadar çok beğendim o kadar feyz aldım, o kadar düşündüm ki şu 55 sayfalık kitapta, yazarın diğer kitapları hemen eklendi listeme. Kitap hakkındaki alıntılara bir göz atmanızı öneririm, mükemmel! Ödünç almıştım “gidip satın almalı ve başucu kitabım yapmalıyım” diye düşündüm. Bu düşünceyle minimal felsefeye ve almama çabalarına zarar verdiği açık =) Halil Cibran`a değer!

Bu kadar övgüden sonra kitabın konusundan bahsedecek olursam;

El Mustafa’nın şehirden ayrılırken, kendisini doğduğu  adaya götürecek geminin gelmesiyle birlikte Orphales halkının, gitmeden önce “aşka, evliliğe, ölüme, çocuklara, güzelliğe, zenginliğe” vb. pek çok konuya dair ona sorular sorması, onun bilgeliğinden faydalanma arzusu içine girmeleri ile El mustafa`nın onlara verdiği cevapları konu alıyor.

Cevap deyip geçmeyin, her konu hakkında maksimum bir sayfalık bir cevabı var ama her cevap bir hayat dersi, her cevap bir felsefe. Verdiği her cevabın hayatınızla ilgili size pek çok yön değişikliği yaptırabilme ihtimali var. Ben özellikle evlilik ve aşk hakkındaki görüşlerine bayıldım! O ne modernlik öyle çünkü bu kitabın yayın tarihi 1923! Çağının çok ötesinde fikirler barındırıyor.

iş bankası y.

 

Sizi kitaptan harika alıntılarla baş başa bırakmadan önce çeviri ve yayınevi farkına karşı uyarmak isterim çünkü benim elimdeki baskı ile İş bankası Yayınlarının baskısı arasında cümle çevirilerinde resmen fark vardı.

mesela;

*Yokluk üzerine; yokluk korkusu yokluğun bizzat kendisi değil midir?
Kuyunuz suyla doluyken susuz kalmaktan korkmak asıl giderilemez susuzluk değil midir?

*İhtiyaç korkusu değil midir ihtiyaç? Susuz kalmaktan korkmak kuyunuz doluyken, dindirilmez susamışlık değil midir? gibi.

Gelelim alıntılara;

*Zaman üzerine; ve bilir ki, dün, bugünün anısından ve yarın, bugünün düşünden başka bir şey değildir. ” (syf.34)

*Elveda üzerine; en küçük eyleminle ölçmek seni, okyanusun gücünü anlamak gibidir görüp de köpüğü hatanla yargılamak seni, geç geldi diye suçlamaya benzer mevsimi. (syf.92)

*Aşk üzerine; Çünkü aşk sizi taçlandırdığı gibi çarmıha da gerebilir. Büyüttüğü gibi, budayabilir de. Yükseklerinize uzanıp, güneşte salınan en kırılgan dallarınızı okşadığı gibi, köklerinize inip tutunduğunuz toprağı sarsacaktır.

Ermiş harika diyenler daha fazla inceleme için;

*Süper bir eleştiri için de buraya.

*Kitap eleştirileri arşivim için de buraya.

Herkese keyifli okumalar!!

*Kapak Julia Volk adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir